Bolu Nasıl Diye Sorsalar…

Muharrem Demirel

08/09/2026
08
EYL
2026

 

Bazen durup merak ederim: Önünden hızla geçen devasa bir trene bakarken, bir öküzün aklından ne geçer?

Raylardan yükselen o ritmik melodiyi duyar mı mesela? Ya vagonlar dolusu insanı; o insanların taşıdığı hayalleri, heybelerindeki sevdaları, yüzlerindeki hüznü ya da neşeyi hisseder mi? Peki ya en öndeki makinistin o ağır sorumluluğunu?

Muhtemelen hiçbirini…

Zaten bu yüzden doğmuştur geçmişten bugüne uzanan o meşhur “Öküzün trene baktığı gibi bakmak.” deyimi.

Anlamadan, hissetmeden, sadece seyretmek…

***

Oysa biz insanız. Sadece içgüdüleriyle hareket eden bir canlı değil düşünen, konuşan, içinde yaşadığı topluma yön veren varlıklarız.

Eğer öyleyse, sadece bakmakla yetinemeyiz.

İnsan olmanın, öküzden farkını ortaya koymanın yolunun; hayatı sadece izlemek değil, onu anlamaktan ve ona değer katmaktan geçtiğini bilmeliyiz.

***

Öküz ile tren arasındaki farkı kavrayan ve hızla gelip geçen hayat treninin kompartımanlarına doluşmuş olan Bolu’ya bir insan olarak bakarken hüzün doluyor içime.

Vagonlara bakıyorum bu arada; o kadar çok yük var ki taşınması gereken…

Mesela sahipsiz bırakılan, yalnızlığa itilen ve ne yazık ki bu sezon küme düşecek takımlar arasında ilk sırada gösterilen bir Boluspor…

Herkes kenara çekilmiş, koskoca bir çınarın devrilişini izliyor.

***

Bolumuzda tehlike sadece yeşil sahalarla sınırlı değil; dağ gibi birikmiş büyük sorunlar, acilen çözülmesi gereken hayati ihtiyaçlar da var.

Biliyoruz, görüyoruz ve anlıyoruz da...

Ancak, yerel ve genel siyasetin o anlamsız, kısır kavgaları; kişilerin ve kurumların sorumsuzluğu; herkesin ellerini cebine koyup kenara çekilerek “Ne olacak?” diye beklemesi; siyasetçilerin süreçlerde yeteri derecede etkili olamamaları bu çöküşü hızlandırıyor.

Ve ne yazık ki koca bir şehrin kaderiyle oynanıyor.

Bugün Bolu’nun üzerine çöken o sahipsizlik hissi, sadece Karaçayır’daki kulüp binasının koridorlarında değil, şehrin üzerinde de bir kara bulut gibi geziniyor. Herkes birbirinin ayağına basmaya çalışırken olan, bu memleketin geleceğine oluyor.

***

Şu günlerde dışarıdan biri bana, “Bolu nasıl?” diye sorsa, “Boluspor’un durumu gibi…” cevabını veririm.

Yanlış mı?

Ne yazıktır ki nefislerimizin esiri olup “seninkiler-benimkiler” kavgası ederken, "bizimkinin" aradan çıktığını görmezden geldik. Ve el ele vererek bu güzelim şehri, her alanda küme düşecek hallere getirdik.

***

Lütfen bu satırlar için bana sitem etmeyiniz. Bu şehrin trenine yarın evlatlarımızın ve torunlarımızın da bineceğini düşünmelisiniz.

Artık birbirimizi suçlamayı bırakıp "ORTAK AKILDA" buluşmanın zamanı geldi de geçiyor bile.

Bu şehir için sorumluluk taşıyan herkesin yapacağı bir şey mutlaka vardır. Boluspor’dan ibret alarak ve şehrimizin meselelerinden ders çıkararak, birbirimizi incitmeden aynı hedefe yürüyebilmeliyiz.

Unutmayalım… Seyirci kaldığımızda sadece geçen treni izleriz. Ama el ele verdiğimizde, o trenin rotasını birlikte çizeriz.

                                    06.09.2026

                                Muharrem Demirel

 

 

 

Yazarın diğer yazıları