KASAPTAKİ ETE SOĞAN DOĞRAMAM

Muharrem Demirel

22/05/2022
22
MAY
2022

Temel, çevresindekilere sürekli; ‘Ben hastayım, ben hastayım, beni tedavi ettirin’ demesine rağmen, inandıramıyormuş

Bakmış, kendisini dinleyen yok, arkadaşlarından birine bir zarf vermiş.

Demiş ki; ‘Ben ölürsem, mezar taşıma bu zarfın içindeki notu yazın’

Gün gelmiş, bizim Temel ölmüş. Mezar taşına şöyle yazmışlar:

‘Hastayım, hastayım dedim, inanmadınız, şimdi ne oldu?

***

Adı Boluspor olan bizim taş fırın oğlanda Temel gibi yıllardır rahatsız…

Ama

Ne yaptık?

Dinlemedik…

‘Hafif soğuk algınlığı, geçer’ dedik, Aspirin, ‘Ağrılarım geçmiyor’ dediğinde ise artık piyasada bulunmayan Gripin verdik.

***

Dedik ya, Boluspor hasta.

Ama

Ölmedi, hala daha sağ.

Eş dost, hısım, akraba yine başında toplanacağız.

Ya, farklı yollar bulup, bizim taş fırın evladı ayağa kaldıracağız.

Ya da, bıraktığı mektubu açıp, mezar taşına da ‘Hastayım hastayım dedim inanmadınız şimdi ne oldu?’ yazacağız.

***

Malumunuz, gündem de kulüpler yasası var, yasanın içinde de daha ne olup olmadığı, ne getirip ne götüreceği belli olmayan kulüplerin şirketleşmesi...

Karşı çıkanlar var, haklılarda…

Ama

Sakalımızdan kesip, bıyığımıza ekleyerek yaşayanlar, ayakkabının altı delik, üstü parlak olarak caka satanlar olarak öyle bir duruma geldik ki; ‘Doluya koysan almıyor, boşa koysan dolmuyor’

***

Şirketleşirse ne olacak?

Herhalde Boluspor ismi bir yerlerde olacak, Boluspor’u alanlar başka bir yere de taşımayacak.

Ama

Boluspor bizim olmaktan çıkacak.

Şirketleşmiş kulüpler var, bunlardan iyi rol model olanlar da, iyi yönetilmediklerinden dolayı kötü örnek olanları da...

Yani

Şirketleşmek şu an için, kasaptaki ete soğan doğramak gibi; muamma…

***

Hoca şirketleşmeye karşı mı çıkıyorsun?

Hayır efendim, sadece beynimize jimnastik yaptırıyorum.

Sormak isterim, Abant ismi zaman zaman gündeme geliyor, ‘Düzce, Abant’ı kendine bağlamak için çalışıyor’ dedikoduları yapılıyor.

Ama

‘Varsın Düzce’nin olsun’ demiyor, şiddetle karşı çıkıyoruz.

Niye ki?...

Bolu Abant arası 40 kilometre; Düzce’ye bağlanırsa, Abant’ı alıp, Düzce’ ye taşıyacak halleri de yok, yine mesafe 40 kilometre olacak.

Uzatmayalım; biz Abant’ ı bizim olduğu için seviyor ve sahipleniyoruz.

Yani?

Yani si şu; Boluspor’u da BİZİM olduğu için seviyor, etrafında kenetleniyoruz.

***

Hatırlarsınız, Boluspor, bir dönem ‘BİR KULÜP NASIL BATAR?’ durumuna gelmiş, amatör kümenin kapısından dönmüştü.

Sonra bir şeyler oldu, somun pehlivanı durumuna düşen bizim taş fırın oğlan, ayağa kalktı.

Başkanlar, yöneticiler, atanmışlar, seçilmişler, esnaf, iş insanı, taraftar el ele, gönül gönüle verdi.

Tarafsız kalması gereken basın bile Boluspor forması giydi.

Doğru yönetme anlayışı ile beraberde tesisleşme geldi

Yağmasa da damlayan gelir kaynakları da geldi, transfer anlayışında doğru adımlar da…

Mali disiplinde, Alt yapı da doğru hamleler de…

Nihayetinde de, sportif anlamdaki müthiş başarıları ile tüm Türkiye ye ,‘BİR KULÜP NASIL YAŞAR’ gösterdi.

İşin ilginci bütün bunları yapanlar ithal değil, bizdendi

Ve de

Boluspor ŞİRKET değil, DERNEKti.

***

Yazımızı daha da uzatmayalım efendim.

Şimdi…

‘Kendini geliştirmekten aciz kimseler kullanır’ deseler de, ‘En iyi yol, bildiğin yoldur’ sözünden hareket ederek,

Yine DERNEK olarak kalıp, zamanla SPORTİF A.Ş yi de katarak bildiğimiz yoldan…

Amaaaaa!

YÖNETME anlayışımızda değişiklikler yaparak, geçmişte yapmış olduğumuz hatalardan dersler alarak, bizim taş fırın oğlanı yine şahlandırabiliriz

Veya

Tek kişiye satarak ya da ŞİRKETLER BİRLİĞİ ( konsorsiyum) oluşturarak, sonunun nereye varacağını bilmediğimiz yollara girebiliriz.

Ne diyelim?

Hayırlı yolculuklarımız olsun efendim.

22.05.2022

Muharrem Demirel

Yazarın diğer yazıları