


Deniz kıyısında oturan adama "Ne yapıyorsun?" diye sormuşlar. "Dalgaları sayıyorum," demiş. Tam o sırada dev bir dalga gelip kıyıyı altüst etmiş. Yanındakiler şaşkınlıkla, "E ne olacak şimdi, her şey karıştı?" deyince adam gayet sakin cevap vermiş: "Ne olacak, baştan başlıyorum!"
Boluspor olarak aynen bu duygular içerisindeyiz…
***
Geçtiğimiz sezon dev dalgalarla boğuşan ve karşılaştığı dalgaların sıkıntılarını bizzat yaşayan Sayın Başkan Erdal Bayrak kardeşimiz; ‘Benden bu kadar’ demedi. ‘Belki bir dalgakıran yaparlar, hep beraber sahilde oturup bir keyif süreriz’ diye mi düşündü ne?
"Devam" dedi.
De…
Ne şiddetli fırtınalar kesildi ne de dalgaların önü…
***
Bu duygular ile tribünde otururken Manisa FK maçını seyrederken Refik Bahram Hocam aradı. Trabzon’dan maçımızı seyrediyormuş. "Hocam bu ne hal! Bilirsin ben yıllardan beri Boluspor’u takip ederim. Boluspor’un bu hali bizleri üzüyor, bir şeyler yapın. Sen Boluspor’u yakından tanıyan birisin, camiayı toparlayacak yazılar yaz," dedi.
Ben de kendisine, "Yönetimlere gelen her kim olursa olsun, o koltuğa oturdukları andan itibaren değişiyorlar; her şeyi en iyi kendileri biliyorlar. İktidarda olanın da muhalefette kalanın da kendilerine göre bir hesabı var. İşin içinden bizler de çıkamayacak hale geldik." diyerek cevap verdim.
***
Daha maç başlamamıştı, o arada üzerimize üzerimize gelen dalgaları hatırladık:
Kongreyi çok geç yapmamız devasa bir dalgaydı.
Genel hazırlık dönemine hazır bir kadroyla değil, altyapı ve kiralıktan dönen futbolcularla başlamamız bir başka dalgaydı.
Teknik direktörle geç anlaşılması, doğru dürüst bir hazırlık maçı bile yapılamayışı, yeni transferlerin lisanslarının zamanında çıkarılamayışı da cabası…
O kadar çok dalga vardı ki, say say bitmez! Ardı arkası kesilmeyen bu dalgalarla Manisa FK maçına genç ve tecrübesiz bir kadroyla çıktık.
***
"İslam’ın şartı beş, altıncısı olsaydı haddini bilmek olurdu," derler. Boluspor da sahaya tam anlamıyla haddini bilen bir taktik anlayışıyla çıktı.
Sahasına çekildi; topun rakipte kalmasına, dalga dalga üzerine gelmesine izin verdi ve hata yapmasını bekledi. Hızlı geçiş hücumlarıyla etkili olmaya çalıştı. Nitekim bu anlayışın karşılığını da attığı golle aldı. Birkaç net pozisyon daha yakaladı.
Ancak bu durum bir yere kadardı. Takım hazırlık maçı yapmadığından dolayı saha içi uyumu ve maç kondisyonunun eksikliği çok çabuk belli oldu. Sonucunda da çok güçlü olmayan Manisa FK dalgalarına genç ve tecrübesiz kadromuz daha fazla dayanamadı ve sahadan mağlup ayrıldık.
***
Sevenlerin birbirleriyle şakalaşmasını, takılmasını ve neşeli bir dille dalga geçmesini ifade eden o meşhur "Söm Söm Yârim" türküsünü bilirsiniz: "Alaplı’nın üstünden karga geçiyor karga / Kız ben seni almaycam / Dalga geçiyorum dalga..." diyerek başlar, sevmeyinen, öpmeyinen devam edip gider. Boluspor da aynen ‘söm söm yarim’ durumunu yaşıyor.
Olan ise dalgaların büyüklüğüne ve dalga geçenlere rağmen yine de pes etmeyen,
Hz. İbrahim’in ateşine sırtında odun taşıyan katır değil; ağzındaki bir damla suyla koşan karınca misali tarafını BOLUSPOR olarak belli eden samimi Boluspor dostlarına oluyor.
Allah Bolusporumuzu daha şiddetli dalgalardan korusun.
08.08.2026
Muharrem Demirel
