ELE GÜNE KARŞI

Mustafa Nuri Gürsoy

01/11/2020
01
KAS
2020

Eski derdin nesi vardı.
Bir atıyor, iki yiyordu takım!
Şimdi iki atıyor, dört yiyor.
Afiyet olsun.
Dizlerinize bağ,
Kalbinize merhamet,
Ciğerinize nefes olsun.
Yeter ki ayağınıza taş değmesin.
BOLU ŞEHRİ bağrına taş basacak ama bu takımın bu hikâyesini unutmayacaktır.
XXX
Futboldan başka her bir şeyi YAZABİLİRİM
Oynanan oyuna, alınan sonuçlara ironi yapabilirim.
Sahadaki!!
Bitmişleri, 
Okeye dönenleri..
Eleğini asmış, hayalen un eleyenleri,
İpe un serenleri,
Lafın belini kırıp; iki topu bir araya getiremeyenleri yazabilirim.
XXX
Bu takıma her ne şekilde gelmişsen gelmişsin!
Beni orası bağlamaz.
Sözleşmendeki maddeleri bilmem.
Ama kariyerini üç aşağı beş yukarı bilir; sizlerden haddinizi aşan işler beklemem.
Beni sahadaki oyununuz ilgilendirir.
Ben;
Takıma kattığın değere,
Attığın gole,
Yaptığın asiste,
Toplu veya topsuz oyun anlayışına,
Sorumluluk alışına,
Sahaya yayılışına,
Yan gelip yatışına,
Kaptırdığın topun peşinden koşuşuna,
Aidiyet duyguna,
Takımı sahiplenişine BAKARIM.
XXX
Yatmana,
Sorumluluktan kaçmana,
Ayağında topu tutamamana,
Yüzde yüz bir gollük pozisyonları heba etmene,
Kişisel zaaf ve hatalar zincirinde, arkadaşlarınla yarış içinde olmana,
Attığından iki katı kadar gol yemene,
Ligin dibindeki ranzada rahat rahat yatmana,
Son sıraya demir atmana kayıtsız kalamam.
XXX
Futbol yeteneklerinizi,
Kondisyon yeterliliklerinizi,
Bedelinizi, bedelsizinizi,
Kiralığınızı,
Gözünüzün üstündeki kaşınızı,
Teknik taktik analizlerinizi geçiyorum.
Ele güne garşı!
İnsani refleksleriniz, mağlubiyetlerinizin önüne çoktan geçmeliydi.
Onu diyorum.
BAŞKA BİRŞEY DEMİYORUM.
XXX
Hiçbir futbolcu ile işim olmaz.
Bile bile lades yapmam.
Ve Fakat
Gelmişsen oynayacaksın.
Anlaşmışsan kendinden bir şeyler katacaksın.
Almışsan hakkını vereceksin.
Futbolcu isen sahada patron gibi değil.
İşçi gibi çalışacak,
Arı gibi bal yapacaksın.
Boş kovanı ben ne yapayım.
Şehir ne yapsın.
Boluspor ne yaptı, ne yapamadı.
Bu şehir ne etti.
Bu yönetim ne etmedi.
Teknik direktörler neyi eksik yaptı da..
Bu kadar;
TAŞYÜREKLİ
Bu kadar;
REHA’VET içinde olabiliyor bu takım. 
Çıkıp oynayın denilse bu kadar olurdu zaten.
O da oldu nitekim.
Yine attığınızın iki katını yiyerek şehre dönüyorsunuz.
Hiçbir mazeret aldığınız bu başarısız sonuçların üstünü örtmeye kafi gelmez. 
XXX
Mental yorgunluk,
Futbola doygunluk,
Hatlar arası uyumsuzluk.
Haddini aşan varyete hareketler,
Kişisel hatalar,
Zaaflar,
Zafiyetler..
Açılmamış zarflar,
Kullanılmamış sıfatlar,
Fiiller,
Zamirler,
Nesneler,
Yüklemler.
AÇ AÇ OKU!
İster devrik, ister düz cümle kur.
Çık çıkabilirsen işin içinden.
Basit oyna ama futbol oyna.
Bursaspor maçını tecrübenizle alabilirdiniz
Ama alamadınız.
Gençlerin yanında yan gelip yattınız.
XXX
Galibiyet elde etmek için; ne bekler bir futbolcu.
Ne ister bir teknik direktör.
Ne hayal eder bir sportif direktör.
Takımı kim motive edebilir en iyi.
Kim hazırlar en iyi takımı.
Sportif Direktör, teknik direktör, takım kaptanı, futbol şube sorumlusu, kulüp başkanı…
Hangisi…
Bir futbol takımında çok seslilik iyi bir şey mi.
Her kafadan bir ses yani!!
Futbolcu talebe gibidir.
Öğretmenleri iyi analiz eder.
Neyi görürse, ona göre okur.
XXX
Bursaspor karşısında..
Kötü oynarken gol attık, iyi oynarken gol yedik.
Alican Özfesli o yüzde yüz gollük pozisyonu sonuçlandırsa,
Hücum hattında bireysel hatalar yapmasa maç üç sıfır olabilirdi.
Orta sahada zaten sıkıntılıydık; Alican tuzu biberi oldu.
Bireysel hatalar,
Bir anlık reha’vet,
Kalecinin tereddütlü çıkışı, 
Öncesinde 5/1 yerleşim avantajımıza rağmen konsantrasyon bozukluğu sebebiyle acemi bir gol yedik.
Muhammed Bayır, Ali Keten, Oğuzhan Berber, Burak Bekaroğlu, Aykut Demir bir tek oyuncuya teslim oldular.
Bunun dersi, eğitimi, tekniği, taktiği olmaz.
Muhammed Kaptan orada o topa ve o oyuncuya sırtını dönmeyecekti.
Orlando Mosqera ileri çıkmayacaktı.
Neyse; tüm bunlar sonuca etki eder miydi..
Etmez olur mu? Demeyi çok isterdim.
XXX
Melih Okutan
Bir başka kimlikle oynamaya başlamış.
Onu kim motive ediyor, kim hazırlıyor bilmem ama.
O antrenman dışı işler yapıyor.
Melih fizik ve mental olarak hazır olduğunda şapkadan tavşan çıkarabilirdi.
Nitekim çıkarıyor.
Bir tek Melih yetmez.
Merthan Caner Öztürk’ün sakatlanarak çıkması talihsizlikti.
Araz Abdullayev sorumluluk alan bir oyuncu.
Muhammed Bayır’a çok yük biniyor.
Hatası faul atışı sırasında defansın ve arkadaşlarının pozisyon almasına fırsat verecek zamanı kazandıramaması oldu.
XXX
Bazı futbolcular olmadan olmuşlar.
Her iki Ali’nin en kritik bölgelerde oynamalarına rağmen takıma katkıları yok gibi.
Bir futbolcu sürekli top kaybeder mi.
Hatalar zincirine yeni halkalar ekler mi?
Bir futbolcu önce samimi olacak, samimiyetle oynayacak.
Bitse de gitsek psikolojisini, ne yapsak olmuyor anlayışını atmak lazım.  
Burak Asan bir türlü arzu ettiğimiz seviyeye gelemedi.
Kerim Alıcı tam bir hayal kırıklığı.
Ve sahada çok benzer ve düz oyuncular var. 
Bursasporun hareketli ve atletik pır pır gençlerine direnemediler, izlediler ve refakat ettiler.
Bu büyük bir handikap ve bilmece bence.
Mihajloviç ve Marlinho tipi oyunculara da ihtiyaç var.
Ama onlar da bir var, bir yoklar.
Oyunu doğrudan çözecek hiçbir oyuncumuz yok.
Melih’in bu performansı sürdürülebilir değil. Bu takımda şu anda ikinci bir Melih yok. 
Kerim Alıcı bir Muhammed Bayır kadar olamıyor.
Ali Keten’in oyuna katkısı hiç yok.
Bursaspor TD’si Mustafa Er’in 29’ ve 34’ da yapmış olduğu oyuncu değişikliği hamlelerinin oyuna farklı bir boyut kazandırdığını söylersem Reha Hocaya ayıp etmiş olur muyum?
XXX
Ne diyordum.
Ele güne karşı diyordum..
Radikal kararlar alınması lazım.
Ama elde ne var.
Cepte ne var.
Kulübede kim var.
Olan kim.
Alan kim
Bunları bilmeden, analizini yapmadan olmaz.
Milli maç arasını geçtik.
Ocak ayına da daha iki ay var.
İki arada bir deredeyiz dedikleri kadar var galiba.
Bu takım ezberine güveniyor ve ezberinden oynuyor.
Bu ezberi bozacak bir metot, bir takım oyunu gerekiyor.
 

Yazarın diğer yazıları